HACKTİVİZM ve HACKTİVİST EYLEMLERİN DEĞERLENDİRMESİ - BÖLÜM 2

DEĞERLENDİRME ve GÖRÜŞÜMÜZankebut-group-international

Ülkemizde yürürlükte olan mevzuata bakıldığında ise, uzun yıllar terörizmle mücadele edilmiş ve edilmekte olmasına, bu konuda çok zarar görülmüş ve çok acıya katlanılmış olmasına rağmen ciddi bir tehdit olan siber terörizme ve bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleşebilecek siber terörist eylemlere karşı gerekli ve yeterli düzenlemelerin yapılmadığı görülmektedir. 5237 sayılı TCK’da ve özel yasalarda düzenlenen bilişim suçu tipleri incelendiğinde görüleceği üzere bu konuya yönelik en küçük bir değinme dahi yoktur. Oysa siber terörizm olgusu dikkate alınarak, veri iletim ağlarından yararlanılarak terör eylemleri gerçekleştirilmesi ilgili suç tipi açısından cezayı artıran nitelikli hal sayılmalıdır. Çünkü, terör eylemi gerçekleştiren eylemciler, klasik suç tiplerinde kendi yaşamlarını dahi tehlikeye atmaktayken, eylemlerin bilişim sistemleriyle gerçekleştirilmesi halinde eylemcilerin hem aldıkları bireysel risk hem de tespit edilip yakalanma riski azaltmakta ve suçun işlenişi kolaylaşmaktadır.

Sorunun kitle iletişim araçları açısından görünümü ise şöyledir: Toplumda yol açtığı korku ve heyecanın kitle iletişim araçları tarafından, bir süre fark edilmeden ve adeta “istenmeden oluşan iş birliği” ile güçlendiği; ancak içinde bulundukları toplumların çıkarlarını ticari kaygılardan önde tutan sorumlu basın-yayın organlarının kısa sürede bu durumu engelleyici önlemler almaya yöneldikleri görülmektedir.

Siber Nedir?Kısaca medya olarak adlandırılabilecek tüm yazılı ve görsel basın organları, aslında gücünü toplumun bilgi edinme hakkından almaktadırlar. Öğretide kitle iletişim araçlarının sorumluluğuna ilişkin yapılan değerlendirmelerde “medyanın temel işlevlerinin en başında haber verme işlevinin olduğu; doğru, çarpıtılmamış, kişi haklarına, özel yaşama, yerel, ulusal ve evrensel değerlere saygılı, bireysel, ulusal özgürlükleri gözeten, sorumluluk bilincinin asla terk edilmediği, yasaların çiğnenmediği haber ve yorumculuk yapmanın medyanın temel işlevini ve aslında etik ilkeleri oluşturduğu” belirtilmektedir. Bu etik ilkelerden “kişi haklarına, yerel, ulusal ve evrensel değerlere saygılı olmak, bireysel ve ulusal özgürlükleri gözetmek ve sorumluluk bilincini asla terk etmemek” zaten bu çalışmanın sorduğu sorulara verilecek yanıtı da içermektedir. Bu ilkelere uyulması halinde istenmeyerek de olsa teknolojinin ve özellikle kitle iletişim araçlarının terörün çıkarları için kullanılmasının önüne geçilmiş olacaktır.

Terörist eylemlerin yansıtılmasının sınırlanmasına ilişkin yukarıda aktarılan öneri ve görüşler, kitle iletişim araçlarının teröristlere ve terörist eylemlere yarar sağlanmasını önlemek amacıyla oluşturulmaktadır. Bilim ve teknolojideki gelişmelerin teröristler tarafından kullanılmasının tamamen önüne geçilmesi olanaklı görülmektedir, çünkü aslında bu kişiler de içinden çıktıkları toplumun bir parçası olarak cep telefonu, kişisel bilgisayar vs. gibi teknoloji ürünü araçları kullanmaktadırlar. Ancak buna rağmen teröristlerin özellikle kitle iletişim araçlarını kendi çıkarları doğrultusunda rahatça kullanmalarının mümkün olduğunca önüne geçilmektedir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir